“Nelere etmedi ki ?” diye bir sitemle başlayası geliyor insanın, ama sitem etmek tabiî ki bazı şeyleri
geri getrmeyecek ya da çözüm olmayacak. O yüzden; sakince açıklamaya çalışalım bu durumu.
Elbete ; fnansal açıdan birçok önemli noktası ar hayatlarımız için. Bu fiyat artıları özellikle ulaşım
sektöründe faaliyet gösteren büyük – küçük işletmeler için çok daha büyük bir önem arz ediyor.
Ve, üstelik biliyorsunuz ki; akaryakıt zamları yada adına her ne derseniz – haberlerde yer bulamıyor
maalesef.
Akartyakıt artarsa
“Akartyakıt neden artar ?” Önce bu sorunun ce abını erelim. Ülkemizde; bilindiği üzere akartyakıt
fyatları “otomatk” olarak arıyor eya azalıyor. ıe let büyüklerimizin açıklamaları bu yönde oldu
uzun bir süredir. Peki; nedir bu “ otomatk” arış eya azalışın sebepleri?
Birinci sebebi; şüphesiz dö iz kuru. Ülkemiz; akaryakıt ithal eden bir ülkedir. Arap ülkeleri başta olmak
üzere; Körfez ülkeleri e İran, Rusya, Azerbaycan gibi ülkelerde enerji amaçlı doğalgaz e akaryakıt
türe leri ithal eder. Bu tcaret de, uluslar arası tcaret parası olan Dolar üzerinden yapmaktadır.
Doların artıı, iç eya dış piyasalardaki dalgalanmaları, ülke ekonomi patronlarının aldığı kararlar,
merkez bankalarının yapığı alış eya saışlar , birçok siyasi karar, doğal afetler,sa aşlar b… gibi
birçok kalemden etkilenir. Dolar etkilenirse e Türk Lirası karşısında değer kazanarak yükselmeye
başlarsa ; başta hammadde olarak dışa bağımlı olan birçok sektör için maliyetler artar , eldeki alış
gücü azalır, rekabet gücü ortadan kalkar e hata yenik düşüp batar gider.
Peki hangi sektörler özellikle akaryakıt fiyat artırımından Etkilenir ?
Buda sorumu ?  “ Her zaman 50 TL’lik benzin alanda , deposunu full’leyen de.” mutlaka bu
arışlardan etkilenir. Ama; özellikle tüm tcari kabiliyet, lojistk gücünün işlemeleri petrol e petrol
ürünlerine bağlı olan sektörler bu arışlardan, herkesin olduğundan daha çok etkilenir.
Nakliye sektörünü ele alalım. Resmen, en sert dalgaya tutulurlar. Şöyle düşünün; bir gece e el litresi
5 TL olan bir akaryakıt türü, bir gece sonrası 5.25 TL olmuş. O umursamadığımız 25 kuruşluk fark, 100
litrelik bir depoda 25 TL’lik bir farka sebep olur. Filosu olan frmaları da düşündüğümüzde; 25 TL fark
ile sahip oldukları araç sayısını çarparsanız, muhtemelen 20 araçlık bir flonun günlük masrafna 1
araçlık masraf daha eklenmiş oldu. Bu 1 araçlık masraf, ayda 30 araçlık masraf yapar. O da tabi, bir
daha zam gelmediğini Varsayarsak 
Nakliy fiyatarı ; özellikle şehirlerarası Nakliyat işlemleri ile uğraşan firmalar, gündelik transfer
işlemleri için birçok şehir değiştriyor. Bu transferlerde ; köprüler Ve oto yollar uzak mesafeli taşıma
işlemlerinde muhakkak en az bir defa geçilmiş oluyor. Döviz fiyatlarının arışı, Tıpkı akaryakıt
konusunda olduğu gibi, ulaşım alanında da ; köprü Ve otoyol geçişlerinin ücretlerini de firmalar için
olumsuz yönde etkiliyor. Bu olumsuz etkinin biraz olsun yükünü azaltmak için, frmalarında ellerinde
tek bir çare kalıyor ; o da nakliyN fiyatlarını arttırmak. Yukarıda da kısaca bahseiğimiz üzere, flo
sahibi olan nakliye firmaları; akaryakıt , otoyol Ve köprü geçişlerine gelen fiyat artışlarını en azından
amorte edebilmek adına, Verilen hizmet bedellerini biraz olsun arttırmak zorunda kalıyorlar.
Bu sektörlerde faaliyet gösteren firmalar; masa başı elemandan çok bilek gücü kullanan birçok
çalışana ihtyaç duyarlar. Bu nedenle de ; kazançlarında kayıp olduğu gibi – birde kazançlarında
olumlu bir etki olmadan yine aynı kadroya istihdam sağlamak zorunda kalacaklar. Eleman masrafarı ,
ekipman masrafarı , gıda ,temizlik s.. gibi çalışan ihtyaçlarından oluşan gider kalemleri azalmadığı
gibi; kazancın azalması da ayrı bir külfet oluşturacak.
İşte böyle böyle kilit Vuruyor kapılarına o “koskoca” frmalar. Varsayımlarla, olasılıklarla hareket
etmek; işletmelerin önlerini görememek aynı zamanda masraf kalemlerinin artıp – kazanç
kalemlerinde bir değişiklik yaşamamak bir çok sektörün, birçok frmanın korkulu rüyasıdır.

Yorum Yapın

Your email address will not be published.